Yazılarım

Pardon Bey Efendi

Ögeyi Oylayın
(20 oy)

Pardon bey efendi sanırım size yanlışlıkla seslendim.
Eskiden kalma boş bardaklar vardı içtiğimiz yeniden doldurmak istedim.

Bir hayalete seslenmişim oysa ki.

Pardon beyefendi bardaklar artık dolmaz her şey mazide kaldı.

Kaçıp giden benim benliğim bu dünyanın karanlık sokaklarında kayboldu.

Pardon hanım efendi size de seslenmek istiyorum sizinle boş bardaklarım yok ama kaybolmuş anılarım var.

Dipsiz kuyu gibi hatıralarım bu dünyada kaldı.

Elimi uzattığımda tutacak kimse kalmadığı zaman kendi elimi tutuyorum.

Kendi kokumu kokluyorum çünkü üstüme hiçbir zaman bir başkasının kokusu sinmedi.

Yaprak kımıldamaz olduğunda, bacadan duman çıkmaz olduğunda bil ki benim veda etme vaktim gelmiştir.

Pardon bey efendi pardon hanımefendi kalın ya da gidin.

Ben artık uzun süre kalamayacağım zamanın durdurduğu yerde ağlamayı öğreten gece kabuslarını artık göremiyor oldum.

Bizim zamanımız ağlamak için değil gecenin sabaha döndüğü zaman artık bana dokunamayacaksınız.

Kal ya da git neye ihtiyacın olduğunu ben biliyorum ama sen hala öğrenemedin bizim aşkımızın kutsal olduğunu ve insanlar benim acımı öğrenemedi onlar acı nedir bilmezler ki sana yazdığım bütün mektupları bir banka oturup yırtmak istedim ancak mektup yerine benim kalbim zaten yırtılmış.

Öğrendim ki bu hayatta her şey boşluğun bir yansıması insanların kaderine ve o kader ki bizleri günahsız bir kul yerine şeytansı bir yaratık yaratıp çiçekleri topraktan filizlendireceğine solduruyor.

Benim hiçbir çiçeğim olmadı olduysa da sahte çiçek bahçesinde renkleri ayırt edemeden gördüklerimi çiçek sandım.

Her yazımda diyorum yoruldum gitmem lazım ama bir türlü gidemiyorum.

Pardon bey efendi bana yardım eder misiniz gitmeme.

Bu bir istek değil bu bir rica ama siz rica nedir de bilmezsiniz ki.

Benim gitmem gerekiyor pardon bey efendi bana yardım edin ne isterseniz veririm en büyük hediyem buğulu bir cama parmağım ile yazacağım son bir sevgi sözcüğü olacaktır.

Lütfen gitmeme izin verin artık.

Sadece şuna üzülebilirim ben gidersen sizlere kim yazacak?

Yazmasını bilen çok var ama yazdığın da ne anlatmak istediğini bilen kimse yok.

Benim göz yaşım kalemimin mürekkebi gibi siyah akmaya başladı.

Oysa kan kırmızısını yeğlerdim.

Pardon bey efendi sanırım sesimi duymadın oysa ne isterdim biliyor musun?

Sesimi duyup ta gitmeme engel olmamı.

Biliyor musun ellerim buz tuttu yazamıyorum yazmamı engellediler ama düşüncemi asla engelleyemezler bütün yazılarım daha doğrusu yazmadıklarım ruhumla bütünleşip beynimin içinde.

Sen kötüsün bey efendi.

Ben şarkı söylüyorum sen ise kuru gürültüden ibaretsin.

Uykum geldi uyumak istiyorum inancım kaldı mı onu da bilmiyorum ama uyumak istiyorum ve bir daha uyanmamak.

Son bir şey daha siz insanlar yaşadığınızı sanıyorsunuz oysa yaşamayıp bir hayal dünyasında bu fani dünya dönerken sizde içinde kendi hayallerinizle birlikte dönüp duruyorsunuz.

Kalemimi daha kırmadım kırdığımda ise kimsenin haberi olmayacak.

Pardon bey efendi yine de çok mutluyum niye mi? Benimle senin aranda çok fark var sen ipe bağlısın bense halata.

Sen kendi yalanlarını söylerken ben kendi doğrularımdan asla vazgeçmiyorum.

Beni o kadar üzdüler ki sen üzsen ne olur.

Şimdi ben bu satırlara nokta koyuyorum ama unutma sana nokta değil virgül.

Kal Sağlıcakla

EREZ EĞİLMEZ: