Olmak Ya da Olmamak Bütün Mesele Burda

//Olmak Ya da Olmamak Bütün Mesele Burda

Olmak Ya da Olmamak Bütün Mesele Burda

William Shakspeare in 1601 yılında babasının ölümü üzerine yazdığı hamlet, yüzyıllardır “Olmak ya da olmamak işte bütün mesele bu” sözüyle adını hafızalara kazımıştır. Hayatımızda gözümüzü dünyaya ya merhaba derken açtığımızdan; son yolculuğumuza gideceğimiz anda kapayıncaya kadar olup bitenler olmak ya da olmamaktan ibarettir.

Yaşamak bazen umut vermiyor insana. Oturur düşünürsün bir yerlerde kendi hayatını, bugüne kadar neler yaptığını sorarsın, kendin için faydalı ne yaptığını sonrada sıkılırsın kendinden nefret edersin, sen başkalarından uzaklaşmaya çalışırken ve insanlardan kendini soyutlarken birde bakmışsın özün diye bir şey kalmamıştır hayatında. İşte en korkunç olanında insanın özünü kaybetmesidir. Düşünürümde özü olmayan insan yaşayabilir mi bu hayatta? Şahsen ben yaşayamam ama oka dar çok insan var ki özünü görmeden aynaya baktığında, kendi görüntüsünü bile yücelten. Islak hamur kâğıdına yazılmış bir fahişenin imzası misali ortada kendisini olduğundan farklı gösteren. İşte olmak ya da olmamak arasında kalan zavallı mahlûklar bunlar olsa gerek. Aslında en asaletli renktir siyah kimse bilmez onun asaletini. Ama ömrümüzün yarısı siyah geçer üstüne hangi renk gelirse gelsin kabul eder ve hani siyahın içine bir başka renk kattığında siyahın renginin bozulduğunu gördün mü bozulmaz ama beyazım diye ortada gezinen o mahlûklar üzerlerine bir el değdi mi hemen renkleri değişir ve damgalanırlar. Onlar kendi düşüncelerine göre hala beyazdırlar. Çünkü bütün mesele bur dada olmak ya da olmamaktan geçer. Hepimizin her yaşta kendi içimizde barındırdığımız tecrübeleri, prensipleri, kuralları,istisnaları vardır. Bata çıka, düşe kalka, yaş aldıkça bazen eksilir, çokça da çoğalırız. İnsanı insan yapan duyguların başında da aşk gelir. Ben Erez Eğilmez her zaman derim bu yüzdendir ki insanla eş zamanlı var olan sanatın en temel konusudur aşk. Yüzyıllardan beri hamlet in olmak yâda olmamak anlamında saklıdır aşk. Aşkı bilemeyen sadece kelime anlamını kafasının içine başka anlamlarda kazıyan insanlar ister kadın olsun ister erkek bu dünyaya niçin geldiklerini niçin sevmeyi bilmeyi gerektiğini asla bilemezler onlar için olmak ya da olmamak kadar basittir çünkü. Çok kolaydır birine seni seviyorum demek onlar için oysaki oka dar zordur ki gerçeği görmek asla bilemezler çünkü onların gerçekle yüzleşecek yüzleri bile yoktur olmak ya da olmamak kaybolmuş bir yolda araba sürmek gibidir onlar için. Yolun sonunu düşünmezler, yolun sonunda onları bekleyen sevgiden habersizdirler. Öylesine sıradan bir hayat yaşıyoruz ki bu yüzyılda nerdeyse her şey unutuldu gitti ne saygı kaldı ne hürmet ne gelenek ne görenek nede tanrının insana bahşettiği en büyük armağan gerçek sevgi. Bir tutam gözyaşının bile önemi kalmadı ardından hoşça kal demeden giden sevgilinin. Oysa olmak ya da olmamak bu kadar kolay mı? Şimdi sorarım sizlere dostlar hamlet delimiydi yoksa akıllımı diye bir kısmınız deli bir kısmınızda akıllı diyecek. Doğru tabi ki akıllı olmazsa gerçekleri ortaya çıkaramayacaktı, deli gibi görünmese de yine gerçekler ortaya çıkmayacaktı. İşte özünde yatan mesele OLMAK YÂDA OLMAMAK. Eğer aşk bulunamıyor ve hissedilemiyorsa, birçok şey yitirilmiş ya da ihmal edilmiş olabilir. Duyguları ve hisleri günlük yaşamın mantığına vurduğumuz oranda; aşk, sevgi, ütopya, umut gibi duygulanımlar da zamanla silikleşip yok olmaya yüz tutabilir. Bu durum, insanın doğallığında var olan yaşam pınarının zamanla kemikleşerek dışa vurulamamasıdır. Bu nedenle duygu ve hislerin araçlarını günlük hayatta kullanmak daha da önemli bir hale gelmektedir. Bu araçlar; zengin bir edebiyat, hayatın damarlarında dolaşan şiir ve müzik, tarih, felsefe, kültür ve sanat olabilir. İnsan bu araçlar üzerinde aklıyla yüreğini dengede tutabilmelidir. Ne yoğun bir akıl tutulması, ne de histerik bir duygulanıma kapılmadan dengede durabilmektir önemli olan. Çünkü bu denge, bir bozuldu mu bir daha yerine oturmaz. Ve hayattan aşk ve sevgi akar gider bir daha da asla geri gelmez. Sözlerini yeterince anlayabildimse korku senin ruhunu lekelemiş; korku, insanı kimi zaman öyle ezer ki her türlü soylu girişimden vazgeçirmek zorunda kaldırır Tıpkı yanıltıcı bir görünüşün, hayvanı huylandırıp şahlandırması gibi… Bilmez misin ki, insan olgunlaştığı oranda zevki ve azabı daha güçlü hisseder. İşde dostlar bu belki de anlayana son söyleyişim. Olmak ya da olmamak bu kadar kolay değil çok teşekkür ederim WILLIAM SHAKESPARE yüzyıllardan beri eğer kalplerinde aşkı barındıran insanlara doğru bir yol bulmayı öğretebildiysen ruhun şad olsun, ben aşka ve sevgiye dahi doğru yolu buldum umarım sizlerde olmak ya da olmamakla bu yolu bulursunuz.

Sevgiden kusur Saygıdan umut eksilmesin

Erez Eğilmez

2017-11-06T12:35:00+00:00