KARA YAĞMUR

Home/Erez/KARA YAĞMUR

KARA YAĞMUR

Kimi insanoğlu gün başladı mı diye soru yöneltirse bir başkasına, bilin ki gidişatta bir yanlışlık var demektir. Neden iki gözümüz var diye düşündünüz mü hiç? Yâda iki kulağımız. İnsan mekanizmasının biri olmazsa diğeri olması gerektirdiği için. İki elimizin olduğu ve iki ayaklı olduğumuz için daha doğrusu dört ayaklılardan ayırt olalım diye.

Dünyaya geliş sebebimiz her yaratılan canlı varlığın bu düzende bir göreve tabi olup, yeri geldiğinde zamanı ve yerini yüce Allah’ın bizi bu dünyadan alıp sınava tabi tutacağı esas yaşama götürmesi.

Biz insanoğlu aynı kanı aynı canı taşıyan varlıklar olarak aynı ceninden dünyaya geliriz. Hangi ırk hangi tene sahip olursak olalım hepimiz biriz bulunduğumuz coğrafya ve ırksal yapıya göre farklılık göstersek te türsel olarak biriz. Sadece beyinsel olarak farklı yüreklerimizdeki hissiyat kadarsa ayrıyız.

İşte buda bizi insan kılan en büyük özelliğimiz. İnsan insan derken artık içime Erez Eğilmez olarak bir çekincenin başladığı bu devirde: Hayvanların insanlaştığı yoksa insanlığın hayvanlaştığı bir düzene mi giriyoruz. Korkularım yokken kişilerin bireysel olarak bencillikleriyle tün dünya düzenini nerdeyse yıkacak bir konuma geldiği bir döneme mi giriyoruz diye dün gece düşünmeye başladım. İnsanlık nereye doğru gidiyor dedim. İki gözümüz var ya birini kapatıp sağa baktığımda kötülük, savaş, yıkım. Diğerini kapatıp sola baktığımda ise bencillikten başka bir şey görmemeye başladım acaba bunları sadece ben mi görüyorum yoksa sizlerde aynısını görüyor musunuz merak içindeyim doğrusu. Yukarıda bahsettiğim iki kulağımın birini kapadığımda ise kişiler hakkında ne övücü sözler diğerini kapadığımda aynı kişiler hakkında aynı kişilerden ne kötü sözler. En iyisi iki kulağımı kapatıp kendi hayal dünyamda sessizliğe mi bürünsem demeye başladım. Sadece iki elim uyurken yüreğime avuç içlerimi birleştirerek huzur içinde uyumak istiyorum sizce çok mu fazla? Ne çok geceler var bu dünyada nede çok gündüzler ancak değerini bilmeden yaşadığımız saatler de var tabi değerini bilerek zamanın nasıl çabucak geçtiğini anlamadan yaşadığımız günlerde olmuyor değil. Küçükken yağmurda koşmayı çok severdim gökyüzünden bardaktan boşalırcasına tertemiz akan yağmur nede güzeldi sırılsıklam ederdi adamı birde üstüne yüreğinizde taşıdığınız saf bir sevgi varsa işte o yağmur insanı bilinenden bilinmeyene sürükleyen bir mucize oluverirdi. Zaman geçti büyüdüm yağmuru çok severim hala ama ne hacet dışarda yağmur altında yürümeye hele deliler gibi koşmaya. Gökyüzü küsmüş meğerse yeryüzüne haber vermeden. Geçenlerde bir çıkıyım dedim dışarıya yağmur değil çamur yağdı gökyüzünden yeryüzüne sonra kuşlar kulağıma fısıldadı çok zor görürsün Çocuk yürekli Erez Eğilmez dediler bana korkarcasına ve ürkerek kanat çırpıp uzaklaştılar çünkü onlarında kanatları o çamurları kaldırıp uçacak güçte değildi. Benim nasıl olsun hem de kanatlarım yokken hemen uçamam ya kalbimdeki yarattığım dünyaya.

Böylelikle işte dostlarım dün geceden beri artık Kara Yağmur yağmaya başladı dünyaya, pardon belki de benim dünyama.

İçinde yaşadığınız ve yaşattığınız dünyanız umarım hep güzel olur pardon bakamısınız tanışmış mıydık diyebileceğinizde bir yüz hatıralarınızda hep umarım sonsuza dek yer alır. Hadi şimdilik bu yazıma son veriyor sevgiyi yüreklerinizde saygıyı avuçlarınızda hürmetle taşıyın diyorum hoşçakalın.

EREZ EĞİLMEZ

2016-12-08T12:44:56+00:00